Kurbansız Bir Bayram Kahvaltısı Mümkün  |  Erdoğan İktidar İçin Her Şeyi Göze Aldı  |  Yakılan HDP Hopa İlçe binasına 'inadına barış' pankartı  |  Trabzon'da Linç Girişimi  |  Kıyıya Vuran Bir Çocuk ve Sorular, Sorular...  |  Bir Çocuğun Ölümü: Acıdan Siyasi Mücadeleye  |  Rize'de AKP'li başkandan seçim tehdidi: Oy vermezseniz havaalanı yok!  |  Samsun’da HDP mitingine faşist saldırı  |  Aydın Çak'ı Kaybettik...  |  Bartın’da HDP İl Başkanlığı’na faşist saldırı  |  
MURTEZAOGLU


UNUTULMAYANLAR
REKLAM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
REKLAM
ÖNEMLİ LİNKLER
REKLAM
İLAN - DUYURU
EN ÇOK OKUNANLAR
REKLAM
İSTATİSLİK

Anasayfaya Dön Anasayfaya Dön 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


Kadın Hareketinin ‘Türban’ Sorunu: Özgürlük mü, Gerici Baskı mı?

18Ekim2014, 03:38

AKP eliyle gerici uygulamalar 11 yaşındaki kız çocuklarının başlarının kapatılması noktasına gelirken muhalefete hakim genel sessizliği bozan tek çıkış Halkevci Kadınların eylemleri oldu. Bu genel sessizlikte kadın hareketinin türbana ilişkin yaklaşımının belirleyici olduğunu düşünerek kadın hareketinin öznelerine sorduk: “Türban özgürlük mü, gerici baskı mı?”


AKP iktidarı üniversiteler ve kamu kurumlarından sonra ortaokullarda da türbanı serbest bırakan düzenlemeyi hayata geçirdi. Erdoğan’ın “Velev ki siyasi simge” dediği türban, 12 yıldır adım adım toplumsal gericiliği inşa etmeye çalışan AKP açısından başlı başına bir iktidar simgesine de dönüşmüş durumda. Bu iktidarın yaslandığı temel ayaklardan biri ise kadınların yaşamı ve bedeni üzerinde kurulan erkek egemen tahakküm, bu tahakkümün dinsel öğe/söylem ve kurallarla tahkim edilmesi. Ancak bugüne kadar AKP iktidarına meşruiyet kazandırmada çok temel rol oynayan liberal eğilimlerin etkisi, bugün türbanın iktidar tarafından bir “özgürlük” meselesi olarak sunulmasını da destekliyor. Bu desteğin maliyeti ise AKP’nin gerici saldırılarına karşı güçlü bir barikat kurulamaması.Türban üniversitede serbest bırakıldığında ‘kadının tercihi’ diyerek kararı doğrudan destekleyen kadın örgütleri ve Meclis’e türbanlı vekil girdiğinde bunu kadın özgürlük mücadelesinin kazanımı olarak sunabilen dönemin BDP’li kadın vekilleri  sürecin önemli örneklerindendi.

Kadın hareketi, kürtaj yasağı gibi AKP iktidarının kadın bedeni üzerindeki denetimi gerici politikalarla güçlendirmesine yönelik hamlelerine karşı etkin bir sokak muhalefeti örgütlerken konu türbana geldiğinde bu etkin tutum yerini genel bir sessizliğe bıraktı. Bugün AKP eliyle gerici uygulamalar 11 yaşındaki kız çocuklarının okullara başlarının kapatılarak gitmesi noktasına gelirken Halkevci Kadınların yaptığı eylemler dışında bu saldırıya karşı neredeyse herhangi bir eylem haberi görememizde türbana  yaklaşımın payının büyük olduğunu düşündük. Sendika.Org olarak kadın mücadelesinin çeşitli özneleri ile türbana dair yaklaşımlarını ve kadın özgürlüğü ile bu sorunu nasıl ilişkilendirdiklerini konuştuk.

Halkevci Kadınlar’dan Hande Yanar, Üniversiteli Kadın Kolektifi’den (ÜKK) Ezgi Taş, İstanbul Feminist Kolektif’ten (İFK) Cemre Baytok, Sosyalist Feminist Kolektif’ten (SFK) Sakine Günel, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan Gülsüm Kav, Eğitim-Sen Merkez Kadın Sekreteri Ebru Yiğit, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Eşbaşkanı Bilge Seçkin Çetinkaya, Halkın Türkiye Komünist Partisi’nden (HTKP) Hanife Şahan, türbanın ortaokullarda da serbest bırakılması üzerinden türbana yaklaşımlarını, bu konuyu kadın özgürlük mücadelesi ile nasıl ilişkilendirdiklerini aktardı.

Daraltılmış bir özgürlük değil, toplumsal bir özgürlük olmalıdır – Sosyalist Kadın Meclisleri

‘Türbana karşı mücadele etmek kadınlara özgürlüğün kapılarını açmaktır’ – Ezgi Taş (Üniversiteli Kadın Kolektifi)

‘Kadınlar sistemin çatlaklarından soluk alacakları özgürleşme deneyimlerini yükseltecek’ – Sakine Günel (SFK)

’12 yaşındaki çocuğun dinsel tercihlerinden söz edilemez’ – Hanife Şahan (HTKP)

‘Siyasal bir simge olarak türban kadınların eşitlik iddiasının reddidir’ – Hande Yanar (Halkevci Kadınlar)

‘Onun paketinde sadece başörtüsüne özgürlük, geri kalan herşeye yasak var’ – Gülsüm Kav (Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu)

‘Bir kadının zorla türban takması ile zorla çıkarmasını istemek arasında fark yoktur’ – Ebru Yiğit (Eğitim Sen Genel Merkez Kadın Sekreteri)

 ‘Üniversitelerde türbanla, ortaokulda türban aynı kefede değerlendirilemez’ – Cemre Baytok (İFK)

‘Türban çocuklar için bir özgürlük alanı değildir’ – Bilge Seçkin Çetinkaya (ÖDP)

Sendika.Org



Karadeniz Ses

Toplam 901 Defa Okunmuştur.

 Yazdyrylabilir SayfaTavsiye Et Yorum Yaz


SÖYLEŞİ ve DOSYLAR


KÖŞE YAZARLARI
Mehmet KÖŞNEK Mehmet KÖŞNEK
İŞTE BİZİM COĞRAFYAMIZ
Hüseyin ÇAKICI Hüseyin ÇAKICI
Öğretmen ve Tecavüz
Ayhan EYİKOÇAK Ayhan EYİKOÇAK
MEĞER TÜRKÇE
Av.Fikret İLKİZ Av.Fikret İLKİZ
Savaşi Karşı Medya ve Barış
Yusuf GÜRCUSU Yusuf GÜRCUSU
Hopa!
Sezai SARIOĞLU Sezai SARIOĞLU
Kağıtsız Gemiler
Tevfik KARA Tevfik KARA
Reklamcılık Bir Sanattır..!
Gündoğdu YILDIRIM Gündoğdu YILDIRIM
Japon Mühendis
Prof.Afşar TİMUÇİN Prof.Afşar TİMUÇİN
İnsan İnsanla Güzeldir
Ali DİLKİ Ali DİLKİ
Hükûmet Dört Yüzü Buldu
Mıgırtiç MARGOSYAN Mıgırtiç MARGOSYAN
Amigoluk Meselesi
Doç.Dr.Çağatay ÜSTÜN Doç.Dr.Çağatay ÜSTÜN
Bir Duruş Olmalı...!
Özcan TEMEL Özcan  TEMEL
Çanakkale Şehidi Uzunömeroğlu Ömer
Coşkun ÖZBUCAK Coşkun ÖZBUCAK
Fiskobirlik
Şevket ÇORBACIOĞLU Şevket ÇORBACIOĞLU
Arhavi'nin Doğasına ve Doğanına Dolar İçin Saldıranlar
Sevda KAKALİÇOĞLU Sevda KAKALİÇOĞLU
TOPRAĞA İZ BIRAKIYORSUNUZ
Deniz Alan HELD Deniz Alan HELD
Çevre Dostu ve Antikapitalist Hediye Seçenekleri
Köşe yazarı sayımız fazla olduğu için burada sadece son 17 köşe yazısı gösterilmektedir.Tüm yazarlar için Tıklayın..
REKLAM
SÖYLEŞİ VE DOSYALAR
Erdoğan İktidar İçin Her Şeyi  Göze Aldı
Erdoğan İktidar İçin Her Şeyi Göze Aldı
Yazar Aydın Çubukçu: 1 Kasım’a giderken hedef bellidir; 7 Haziran’ın tekrarlanmaması diye bir hedef vardır ve bunun için kullanılacak araçlar da doğrusu iç açıcı bir manzara çizmiyor.
AFORİZMALAR
Siyaset Toplum Problemlerini Çözmenin Dışında Kalırsa
Siyaset Toplum Problemlerini Çözmenin Dışında Kalırsa
İktidarı almayı yakın hedef görmek için; iktidara çatmak, iktidarın yaptıklarını halka tercüme etmek, iktidar getirseydi; sokakdaki herbir insan iktidar olma şansını taşıyor olurdu.
HERŞEYE RAĞMEN ETİK
Bilimin Mantığı Siyasetin Önündedir
Bilimin Mantığı Siyasetin Önündedir
Her Şeye Rağmen Etik aktivasyonu sorumlusu Doç. Dr. Çağatay Üstün, Mersin Akkuyu’da yapılması planlanan ve temeli atılan nükleer santral tesisinin yapımının oldu bittiye getirilmesinin doğru olmadığına değinerek eğer bilim siyasetin üstündeyse siyaset bilimin sesine kulak vermelidir dedi.
© Copyright

KaradenizSes.Com Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir. Bu internet sitesinde yayınlanan haber, makale, yorumlar yazarını bağlar. Karadeniz Ses sorumlu tutulamaz. Tüm Hakları Saklıdır © Copyright 2007 - 2010 karadenizses.com
Hakkımızda | Yazar Girişi

Tasarım - Editör - Teknik Sorumlu
UstaSoft İnternet Hizmetleri