Kurbansız Bir Bayram Kahvaltısı Mümkün  |  Erdoğan İktidar İçin Her Şeyi Göze Aldı  |  Yakılan HDP Hopa İlçe binasına 'inadına barış' pankartı  |  Trabzon'da Linç Girişimi  |  Kıyıya Vuran Bir Çocuk ve Sorular, Sorular...  |  Bir Çocuğun Ölümü: Acıdan Siyasi Mücadeleye  |  Rize'de AKP'li başkandan seçim tehdidi: Oy vermezseniz havaalanı yok!  |  Samsun’da HDP mitingine faşist saldırı  |  Aydın Çak'ı Kaybettik...  |  Bartın’da HDP İl Başkanlığı’na faşist saldırı  |  
MURTEZAOGLU


UNUTULMAYANLAR
REKLAM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
REKLAM
ÖNEMLİ LİNKLER
REKLAM
İLAN - DUYURU
EN ÇOK OKUNANLAR
REKLAM
İSTATİSLİK

Anasayfaya Dön Anasayfaya Dön 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


Şehit Demeyin, Katliam Yaptılar

17Mayıs2014, 07:04

Soma’dan 35 kilometre uzaklıkta, İzmir’e bağlı Kınık ilçesinin Elmadere köyündeyiz.


Vedat YALVAÇ
Soma


Soma’dan 35 kilometre uzaklıkta, İzmir’e bağlı Kınık ilçesinin Elmadere köyündeyiz. Her gün 1 buçuk saatlik yolu aşarak Soma’ya işe gidiyor köyün madencileri. Birkaç ev ve küçük bir okulu olan bu köyde 11 cenaze var bugün. Aileler acılı. Eşi İlkay Yıldırım’ı genç yaşta kaybeden Sıla’nın biri 4 yaşında diğeri ana okuluna giden 2 çocuğu var.  Sıla ağlıyor, “Ne yapayım ben şimdi. Kendime mi yanayım çocuklarıma mı yanayım?” diye yanıtsız sorular soruyor.

TOPLU KATLİAM YAPTILAR’

Ölenlere şehit denilmesine de kızan Sıla, “Benim eşim asker mi? Toplu katliam yaptılar. Bir tane olsa şehit oldu kocam derim. Bir sürü ocak yandı. Tüm yavrular yandı” diyor. 8 yıldır maden de çalışıyormuş Sıla’nın eşi. Çatısı ve bir odası ile mutfağı yapılan inşaat halinde bir evde oturuyorlar. “Verdiği sözleri bile tutamadı” diyor Sıla. Çocuğuna düdüklü bisiklet alacağının sözünü vermiş.

Cafer 24 yıldır madencilik yapıyor. Arkadaşının cenazesine gelmiş. Gece vardiyasında olduğu için kurtulmuş ölümden. Amcasının çocuklarını ve arkadaşlarını kaybetmiş. İhmalin çok olduğunu söyleyen Cafer, üretim için emniyetin ikinci planda olduğunu, köle düzeniyle çalıştırıldığını söylüyor. Madenlerde olması gereken yaşam odasının Soma madeninde olmadığını söylüyor, “Olsaydı bu kadar insan ölmezdi” diyor. Ocakta sürekli aynı havanın döndüğünü söyleyen Cafer, denetlemeler olurken ben geliyorum denilerek önceden patrona haber verildiğine dikkat çekiyor: “Böyle olunca bizim gibi garibanlar ölüyor.”

‘PATRONUN KORUMASI SENDİKACI OLDU’

Patron kadar sendikaya da tepkili Cafer, “Patronun koruması, sendika yönetimine girdi. Bunlar ne kadar bizi temsil edebilirler?” diyor. Bir başka işçi, 25 yaşındaki Erkan karışıyor söze, “Patronun belirlediği delegeye oy vermeyenler işten çıkarmakla tehdit ediliyor” diyor. Murat Yılmaz, olaydan sonra sendikayı görmediklerini söylüyor.

Diğer madenlerde çalışan işçiler de sendikaya tepkili. İmbat Madeni’nde çalışan Hakan isimli işçi yakınını kaybetmiş. “Güvenlik Müdürünü sendikanın yönetimine koydular. Her gün bize bağırıp çağıran, patronu koruyan adam işçinin yanında olur mu?” diyor.

‘SEDYEYE BİRİ KIZAR DİYE ÇİZMELERLE BASMADI’

Zafer, madende işçiye insan gibi muamele yapılmamasından yakınıyor. Ambulansta sedyeye çizmelerle basmak istemeyen işçinin televizyonlarda “içi temiz” gibi söylemler kullanılarak basitleştirilmesini kınıyor. “O arkadaşımız o hareketi içinin temiz olmasından dolayı yapmadı. O işçinin içi elbette temizdir. Ancak o bunu 8 saat boyunca sürekli ‘Şunu yapma, bunu yapma, çabuk olun’ gibi baskılar altında çalıştığı için yaptı. O anda yanlış bir şey yapmayayım sonradan bana kızılır korkusuyla yaptı” dedi. 
Soma’nın 3 şirketinde de çalışan Zafer, tüm madenlerde bu baskının çok fazla olduğunu belirtiyor.

Yılmaz , Soma’da her gün bastığı işe giriş kartını gösteriyor. “Konuşanlar işçi değil deniliyor. Bakın ben işçiyim. İşte Soma AŞ’ye ait kartım” diyor. 
Yaşam odasının daha önce olduğunu ancak bilmedikleri bir gerekçeyle o odanın kapatıldığını söyleyen Yılmaz, “Yangın çıktığında işçinin kaçabileceği bir yer yok” diyor. 


‘REVİRİ DAHA 2 AY ÖNCE YAPTILAR’

Sercan, 21 yaşında. Üniversite mezunu ancak Soma Kömürleri AŞ’ye ait 200 metre yakınındaki ocakta çalışıyor. Üstelik okuduğu bölüm üzerine değil. Elektrikçi olarak çalışıyor.  “Bölümümü yazma. Bunlar güçlü adamlar ne olur ne olmaz” diyor. İlk işe başladığı gün madenin yapısıyla ilgili bir kurs verilmiş. Kısa bir ilk eğitim kursunun ardından sınav yapıldığını söyleyen Sercan, “Sınavda birçok kişi nereyi işaretleyeceğini bile bilmiyordu. Hepsini işe aldılar. 2. günün sonunda önümüze tomarla kağıt koyarak bunları imzalayın dediler” diyor. Yer altında çok fazla toz olduğunu Sercan, toz maskesinin bazen verilip, çoğu zaman verilmediğini söylüyor. “Gaz maskesi tek kullanımlık, onun da çalışıp çalışmadığını bilmiyoruz. Ben elektrikçiyim. Bazen bant bozuluyor. Kömür durmasın diye bandı durdurmadan tamir ettiriyorlar. Yer altı çok ıslak. Donumuza kadar ıslanıyoruz. Ama dışarı çıkmamıza izin verilmiyor. Bazı yerlerde sağanak yağış gibi su akıyor. Elektrik tamiri yaptığımda tam olarak kurutmama izin vermeden enerjiyi veriyorlar” diyor. 2 yıldır kurulan ocakta yer altında revirin 2 ay önce yeni yapıldığını söyleyen Sercan, olayın yaşandığı günden sonra işi bırakmış. Nöbetçi olarak çağırdıkları halde gitmiyor işe.


‘EĞİTİM ALMADIK, ALINDI DİYE İMZA ATTIRDILAR’

“Ayda 2 kez bize eğitim vermeleri gerekiyor” diyen Erkan, 2 yıldır hiçbir eğitimin verilmediğini belirtiyor. “Yalnızca bir kağıda imza attırılıyor yaptırıldığına dair” diye belirtiyor. Kartını göstererek kendisini “ilk yardımcı” yaptıklarını söylüyor bir başka işçi. Hem de hiçbir eğitim verilmeden. “Her şey kağıt üzerinde. Kılıfına uydurulmak için yapılıyor” diyor.

‘GİZLİ TAŞERONLUK VAR’

Maden İşçisi Cafer, “İçeride taşeron yok gibi görünür. Ancak gizli taşeronluk var. 20-30 kişi belirleniyor. Bunlara fazla para verilerek işçi getirilmesi isteniyor” diyor. 
Bu olaya rağmen tekrar o madene ineceklerini de söylüyor Cafer. 
Ahmet Karabulut maden özelleştirilmeden önce emekli olmuş. “Özelleştirmeden sonra bu ölümler artı. Çünkü her şey üretim üzerine kurulmuş” diyor. Diğer işçiler gibi o da denetimcilerin madene inmediğini de söylüyor, çünkü aşağıda durum şöyle: “Yemek yiyecek yer bulamıyoruz. Kömür yiyoruz her gün.”

www.evrensel.net


Karadeniz Ses

Toplam 1652 Defa Okunmuştur.

 Yazdyrylabilir SayfaTavsiye Et Yorum Yaz


SÖYLEŞİ ve DOSYLAR


KÖŞE YAZARLARI
Mehmet KÖŞNEK Mehmet KÖŞNEK
İŞTE BİZİM COĞRAFYAMIZ
Hüseyin ÇAKICI Hüseyin ÇAKICI
Öğretmen ve Tecavüz
Ayhan EYİKOÇAK Ayhan EYİKOÇAK
MEĞER TÜRKÇE
Av.Fikret İLKİZ Av.Fikret İLKİZ
Savaşi Karşı Medya ve Barış
Yusuf GÜRCUSU Yusuf GÜRCUSU
Hopa!
Sezai SARIOĞLU Sezai SARIOĞLU
Kağıtsız Gemiler
Tevfik KARA Tevfik KARA
Reklamcılık Bir Sanattır..!
Gündoğdu YILDIRIM Gündoğdu YILDIRIM
Japon Mühendis
Prof.Afşar TİMUÇİN Prof.Afşar TİMUÇİN
İnsan İnsanla Güzeldir
Ali DİLKİ Ali DİLKİ
Hükûmet Dört Yüzü Buldu
Mıgırtiç MARGOSYAN Mıgırtiç MARGOSYAN
Amigoluk Meselesi
Doç.Dr.Çağatay ÜSTÜN Doç.Dr.Çağatay ÜSTÜN
Bir Duruş Olmalı...!
Özcan TEMEL Özcan  TEMEL
Çanakkale Şehidi Uzunömeroğlu Ömer
Coşkun ÖZBUCAK Coşkun ÖZBUCAK
Fiskobirlik
Şevket ÇORBACIOĞLU Şevket ÇORBACIOĞLU
Arhavi'nin Doğasına ve Doğanına Dolar İçin Saldıranlar
Sevda KAKALİÇOĞLU Sevda KAKALİÇOĞLU
TOPRAĞA İZ BIRAKIYORSUNUZ
Deniz Alan HELD Deniz Alan HELD
Çevre Dostu ve Antikapitalist Hediye Seçenekleri
Köşe yazarı sayımız fazla olduğu için burada sadece son 17 köşe yazısı gösterilmektedir.Tüm yazarlar için Tıklayın..
REKLAM
SÖYLEŞİ VE DOSYALAR
Erdoğan İktidar İçin Her Şeyi  Göze Aldı
Erdoğan İktidar İçin Her Şeyi Göze Aldı
Yazar Aydın Çubukçu: 1 Kasım’a giderken hedef bellidir; 7 Haziran’ın tekrarlanmaması diye bir hedef vardır ve bunun için kullanılacak araçlar da doğrusu iç açıcı bir manzara çizmiyor.
AFORİZMALAR
Siyaset Toplum Problemlerini Çözmenin Dışında Kalırsa
Siyaset Toplum Problemlerini Çözmenin Dışında Kalırsa
İktidarı almayı yakın hedef görmek için; iktidara çatmak, iktidarın yaptıklarını halka tercüme etmek, iktidar getirseydi; sokakdaki herbir insan iktidar olma şansını taşıyor olurdu.
HERŞEYE RAĞMEN ETİK
Bilimin Mantığı Siyasetin Önündedir
Bilimin Mantığı Siyasetin Önündedir
Her Şeye Rağmen Etik aktivasyonu sorumlusu Doç. Dr. Çağatay Üstün, Mersin Akkuyu’da yapılması planlanan ve temeli atılan nükleer santral tesisinin yapımının oldu bittiye getirilmesinin doğru olmadığına değinerek eğer bilim siyasetin üstündeyse siyaset bilimin sesine kulak vermelidir dedi.
© Copyright

KaradenizSes.Com Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir. Bu internet sitesinde yayınlanan haber, makale, yorumlar yazarını bağlar. Karadeniz Ses sorumlu tutulamaz. Tüm Hakları Saklıdır © Copyright 2007 - 2010 karadenizses.com
Hakkımızda | Yazar Girişi

Tasarım - Editör - Teknik Sorumlu
UstaSoft İnternet Hizmetleri