Kurbansız Bir Bayram Kahvaltısı Mümkün  |  Erdoğan İktidar İçin Her Şeyi Göze Aldı  |  Yakılan HDP Hopa İlçe binasına 'inadına barış' pankartı  |  Trabzon'da Linç Girişimi  |  Kıyıya Vuran Bir Çocuk ve Sorular, Sorular...  |  Bir Çocuğun Ölümü: Acıdan Siyasi Mücadeleye  |  Rize'de AKP'li başkandan seçim tehdidi: Oy vermezseniz havaalanı yok!  |  Samsun’da HDP mitingine faşist saldırı  |  Aydın Çak'ı Kaybettik...  |  Bartın’da HDP İl Başkanlığı’na faşist saldırı  |  
MURTEZAOGLU


UNUTULMAYANLAR
REKLAM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
REKLAM
ÖNEMLİ LİNKLER
REKLAM
İLAN - DUYURU
EN ÇOK OKUNANLAR
REKLAM
İSTATİSLİK

Anasayfaya Dön Anasayfaya Dön 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


Her Okur Okurken Kendisini Okur

30Eylül2012, 10:45

Murathan Mungan, Notos dergisinin 25. sayısında şöyle diyor: "Herkesin bir kitabı okuduğu gibi anlamaya, bir filmi gördüğü gibi sanmaya hakkı vardır"


Murathan Mungan, Notos dergisinin 25. sayısında şöyle diyor: “Herkesin bir kitabı okuduğu gibi anlamaya, bir filmi gördüğü gibi sanmaya hakkı vardır. Bu hakkı başkalarının okumaları, seyretmeleri ve anlamaları üzerinde mutlakıyetçi bir baskıya dönüştürmediği ya da başkalarının ‘okuma, seyretme ve anlama hakları’ üzerinde hak iddia etmediği sürece…” Proust’un bir sözünü de eklemiş, “Her okur okurken kendisini okur”. Elbette çoğu zaman öyledir, kendimizi okuruz. Belki de bu yüzden hayatımın romanı olarak kabul ettim İskenderiye Dörtlüsü’nü. El sürülmemiş yalnızlıklar, büyüsü bozulmamış çocuk gülüşleri gibi hür ülkeler vaat etmiyordu başlangıçta. Okudukça bir iç ülke kurdum, isyanlar çıkardım kendi ordumla bastırdım, canlar verdim canlar aldım, demokrasi için bağıran aydınlar öldürülürken ağladım, gittiler özledim, sustular sessizliği dinledim… Hür bir iç ülkeydi ki hür ülkelerde gün hep uzun olur. Uzayan eflatun gün batımlarında sarı, mavi, turuncu, esmer bir İskenderiye düşü kurdum. Hala içimde bir yerde orada yaşayan ben var, varsın yaşasın…

 

Okuduklarıyla sınırlanan ve okudukları sınırlı insanlar aynıdır aslında. Bilemezler, gün ne kadardır gece ne kadar; insan ne kadar… Kendi fikirleri gibi benimser ve çok ucuza satarlar okuduklarını, ne içte ne yüzde tesiri olur sözlerin. Bu yüzden okudukça unutmalı insan bildiklerini, okudukça susmalı, geriye tüm yaşananlardan bir şeyler bırakmalı: yansıma.

 

Bir yazar kendi için şunu diyordu: Bir ayna başka bir aynaya baktığında ne görebilir ki…

 

Burada Nazım Hikmet’ten söz etmenin tam da sırası: Nazım Hikmet, Moskova ajanı ve vatan haini ilan edildi 1951’de. Peki, kaçtığı Rusya’da onu bekleyen neydi: Baskıcı Stalin yönetimi ve Ankara ajanlığı suçlaması. Ne garip iki aynada da Nazım Hikmet yok ama iki ülke birbirini görüyor o yıllarda aynaya baktığında.

 

Bazı kitapların yakılması vasiyet edilebilir…

 

Nabokov ölmeden önce oğluna ve karısına yarım kalan ve bir türlü bitiremediği romanı Laura’yı yakmalarını vasiyet eder. O ölünce, romanı yakmaya kıyamazlar ve İsviçre’de bir bankada saklarlar. Oğul Dimitri büyük ikilemler yaşar; kimileri ona babasının vasiyetini yerine getirmesini salık verir, kimileri de asla bunu yapmaması gerektiğini. Kazanan okur olur, kitap yayımlanır ama okurların bir kısmı hayal kırıklığı yaşar. Yine de yazarın ölümünden otuz iki yıl sonra bu kitabın yayımlanması okurları için özledikleri sesin başka sözlerle konuşmasıdır. Sadece bunun için bile okunur bu ses. Oğul Dimitri kitabın tek varisiydi belki ama bütün bir dünyanın da varis olduğunu görmezden gelmedi, ne büyüklük…

 Bu yazı varsın İskenderiye Dörtlüsü’nden bir pasajla bitsin: “Yazlık konutun uzun, serin balkonlarında her gece uzun içki bardaklarındaki buzların şıngırtısı yankılandı, zahmete değer tek şeyin haz olduğuna inanan bir kente uygun düştükleri için, zaman ve mekan etkisiyle ona heyecan verici gelen yavan sözler, beylik konuşmalar çınladı, tarihle beslenen mavi kıyılara bakan, yumuşak mum ışıklarıyla aydınlanmış bu balkonlarda o yarım dostluklar doğdu ve içinde, eline geçirdiği güçlerin kendisini öteki insanlardan yalıttığı duygusunu yok eden yeni sevgiler biçimlendi.”  Sezgin TAŞ/ VİÇE

Karadeniz Ses

Toplam 3366 Defa Okunmuştur.

 Yazdyrylabilir SayfaTavsiye Et Yorum Yaz


YEREL BASINDAN SEÇMELER


KÖŞE YAZARLARI
Mehmet KÖŞNEK Mehmet KÖŞNEK
İŞTE BİZİM COĞRAFYAMIZ
Hüseyin ÇAKICI Hüseyin ÇAKICI
Öğretmen ve Tecavüz
Ayhan EYİKOÇAK Ayhan EYİKOÇAK
MEĞER TÜRKÇE
Av.Fikret İLKİZ Av.Fikret İLKİZ
Savaşi Karşı Medya ve Barış
Yusuf GÜRCUSU Yusuf GÜRCUSU
Hopa!
Sezai SARIOĞLU Sezai SARIOĞLU
Kağıtsız Gemiler
Tevfik KARA Tevfik KARA
Reklamcılık Bir Sanattır..!
Gündoğdu YILDIRIM Gündoğdu YILDIRIM
Japon Mühendis
Prof.Afşar TİMUÇİN Prof.Afşar TİMUÇİN
İnsan İnsanla Güzeldir
Ali DİLKİ Ali DİLKİ
Hükûmet Dört Yüzü Buldu
Mıgırtiç MARGOSYAN Mıgırtiç MARGOSYAN
Amigoluk Meselesi
Doç.Dr.Çağatay ÜSTÜN Doç.Dr.Çağatay ÜSTÜN
Bir Duruş Olmalı...!
Özcan TEMEL Özcan  TEMEL
Çanakkale Şehidi Uzunömeroğlu Ömer
Coşkun ÖZBUCAK Coşkun ÖZBUCAK
Fiskobirlik
Şevket ÇORBACIOĞLU Şevket ÇORBACIOĞLU
Arhavi'nin Doğasına ve Doğanına Dolar İçin Saldıranlar
Sevda KAKALİÇOĞLU Sevda KAKALİÇOĞLU
TOPRAĞA İZ BIRAKIYORSUNUZ
Deniz Alan HELD Deniz Alan HELD
Çevre Dostu ve Antikapitalist Hediye Seçenekleri
Köşe yazarı sayımız fazla olduğu için burada sadece son 17 köşe yazısı gösterilmektedir.Tüm yazarlar için Tıklayın..
REKLAM
SÖYLEŞİ VE DOSYALAR
Erdoğan İktidar İçin Her Şeyi  Göze Aldı
Erdoğan İktidar İçin Her Şeyi Göze Aldı
Yazar Aydın Çubukçu: 1 Kasım’a giderken hedef bellidir; 7 Haziran’ın tekrarlanmaması diye bir hedef vardır ve bunun için kullanılacak araçlar da doğrusu iç açıcı bir manzara çizmiyor.
AFORİZMALAR
Siyaset Toplum Problemlerini Çözmenin Dışında Kalırsa
Siyaset Toplum Problemlerini Çözmenin Dışında Kalırsa
İktidarı almayı yakın hedef görmek için; iktidara çatmak, iktidarın yaptıklarını halka tercüme etmek, iktidar getirseydi; sokakdaki herbir insan iktidar olma şansını taşıyor olurdu.
HERŞEYE RAĞMEN ETİK
Bilimin Mantığı Siyasetin Önündedir
Bilimin Mantığı Siyasetin Önündedir
Her Şeye Rağmen Etik aktivasyonu sorumlusu Doç. Dr. Çağatay Üstün, Mersin Akkuyu’da yapılması planlanan ve temeli atılan nükleer santral tesisinin yapımının oldu bittiye getirilmesinin doğru olmadığına değinerek eğer bilim siyasetin üstündeyse siyaset bilimin sesine kulak vermelidir dedi.
© Copyright

KaradenizSes.Com Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir. Bu internet sitesinde yayınlanan haber, makale, yorumlar yazarını bağlar. Karadeniz Ses sorumlu tutulamaz. Tüm Hakları Saklıdır © Copyright 2007 - 2010 karadenizses.com
Hakkımızda | Yazar Girişi

Tasarım - Editör - Teknik Sorumlu
UstaSoft İnternet Hizmetleri